Meyvelerden dört yapraklı yonca huzurlarınızda...
Perşembe, Aralık 10, 2009
Kurabiyem
Sadık okuyucularımdan biri duymuş çığlıklarımı :) Ne yapmış etmiş bulmuş bana kurabiye kalıbımı. Kurabiye yapmayı bekleyemedim kalıbı kullanmak için.
Meyvelerden dört yapraklı yonca huzurlarınızda...
Teşekkürler Dilek :)))
Meyvelerden dört yapraklı yonca huzurlarınızda...
Pazar, Aralık 06, 2009
Öğrendim
Bir sırdaşım var. Kod adı Berber :)) -mesleği değil-
Arada bir ama düzenli olarak görüşüyoruz. Bendeki beni bu aralar en iyi o anlıyor galiba. Ben kendimi fazlaca hırpalamaya kalktığımda benim elimden beni kurtarıp, beni de kenara çekip sakin olmamı öğütlüyor.
Nedenini bildiklerimi ama bildiklerimi idare edemeyişime o anlam veriyor. Cumartesi günü karşılıklı kahvelerimizi içip konuşurken çok eskilere gittik.
Hatalarımı tekrar etmiyorsam bugünü onlara bağlamamam gerektiğini;
çok sevdiğim olsa bile, isteyerek yapmasa bile yaramı kaşırsa kanayan yaramın kanının en çok ona bulaştığını gösterdi bana.
Arada bir ama düzenli olarak görüşüyoruz. Bendeki beni bu aralar en iyi o anlıyor galiba. Ben kendimi fazlaca hırpalamaya kalktığımda benim elimden beni kurtarıp, beni de kenara çekip sakin olmamı öğütlüyor.
Nedenini bildiklerimi ama bildiklerimi idare edemeyişime o anlam veriyor. Cumartesi günü karşılıklı kahvelerimizi içip konuşurken çok eskilere gittik.
Hatalarımı tekrar etmiyorsam bugünü onlara bağlamamam gerektiğini;
çok sevdiğim olsa bile, isteyerek yapmasa bile yaramı kaşırsa kanayan yaramın kanının en çok ona bulaştığını gösterdi bana.
Şans Kurabiyeleri -devam
Cumartesi günü Eminöne gittim. Pastacı malzemeleri satan tüm dükkanları tek tek dolaşıp "dört yapraklı yonca kurabiye kalıbı var mı?" dedim. Bi tanesi -kurstan falan mı istiyorlar, çok ilginç hiç ısrarla soran olmamıştı- diyip bana manyak muamelesi yaptı. Dergide adres gösterilen Yüksel Ticaret kalmadı haftaya gelir dedi, umursamazca.
Onun karşı sırasında biraz daha aşağıda başka bi dükkana sordum. Olduğundan emin değillerdi ama torbaları, bucakları karıştırıp bi kalıp buldular. Ama tek bir kalıba 15 TL istedi. Bi daha sordum yanlış anladığımı düşünerek. Maalesef aynı cevap. Neden dedim. -ithal- dediler.
Hala kaldı mı "ithal bu, onun için pahalı" ?????
Kalıptan vazgeçmiş değilim, haftaya Yüksel Ticaret'e bi daha uğramayı düşünüyorum. Ama o da 15 derse naparım bilmiyorum.
Onun karşı sırasında biraz daha aşağıda başka bi dükkana sordum. Olduğundan emin değillerdi ama torbaları, bucakları karıştırıp bi kalıp buldular. Ama tek bir kalıba 15 TL istedi. Bi daha sordum yanlış anladığımı düşünerek. Maalesef aynı cevap. Neden dedim. -ithal- dediler.
Hala kaldı mı "ithal bu, onun için pahalı" ?????
Kalıptan vazgeçmiş değilim, haftaya Yüksel Ticaret'e bi daha uğramayı düşünüyorum. Ama o da 15 derse naparım bilmiyorum.
Santral Otto
Bilgi Üniversitesi'nin Silahtarağa'daki eski havagazı fabrikasını kampüse dönüştürdüğü yeri görmenizi öneririm.
Henüz gündüz gözüyle görme fırsatım olmadı ama yemek için iki mekanını deneme fırsatım oldu. Geceleri gizemli ışıklandırılmış binaları, havalandırma bacaları, bahçedeki heykel ve kayıkla sisli bir gecede korku filmlerinden fırlamış gibi.
Daha önce Tamirane'de yemek yemiştim, dün akşam da Otto'yu denedik. Yüksek tavanları ve binaların dışındakine benzer kırmızı ve mavinin ağırlıklı kullandığı ışıklandırmasında tavandan sarkan dev bir deniz anasını andıran avizeleri favorim.

Yemek olarak seçenek çok. Ancak ben vejeteryan pizzayı denedim. Menüdeki pizzaların bazılarında domuz eti kullanılıyor, sipariş verirken garsonun bunu hatırlatması iyi oldu.
Gecenin en ilginç tarafı yemeğin sonunda bir bardak içinde masaya bırakılan pastel boyalardı. Onlarla na'pacağımızı anlamak için önce etrafa bakındık. Sonra masa örtüsü yerine kullanılan ve masayı boyadan boya kaplayan kağıt menü üzerinde yaratıcı çiziktirmeler yapmamız için bırakıldığını anladık.

Malum kampüs bölümünde yaratıcı insanları barındırıyor, yemek sırasında gelen ilhamların kaçmaması için düşünülmüş zarif bir sunum.
Başarılı çizimlerden bazıları da zaten mekanın duvarlarını süslüyor.
Sakin ve keyifli bir yemek için önerebileceğim bir mekan, ama sıklıkla partilere ev sahipliği yaptığı için gitmeden önce aramanızı öneririm. ama benim gibi Otto olmazsa Tamirane, Tamirane olmazsa Otto'da diyebilirsiniz.

Henüz gündüz gözüyle görme fırsatım olmadı ama yemek için iki mekanını deneme fırsatım oldu. Geceleri gizemli ışıklandırılmış binaları, havalandırma bacaları, bahçedeki heykel ve kayıkla sisli bir gecede korku filmlerinden fırlamış gibi.
Daha önce Tamirane'de yemek yemiştim, dün akşam da Otto'yu denedik. Yüksek tavanları ve binaların dışındakine benzer kırmızı ve mavinin ağırlıklı kullandığı ışıklandırmasında tavandan sarkan dev bir deniz anasını andıran avizeleri favorim.

Yemek olarak seçenek çok. Ancak ben vejeteryan pizzayı denedim. Menüdeki pizzaların bazılarında domuz eti kullanılıyor, sipariş verirken garsonun bunu hatırlatması iyi oldu.
Gecenin en ilginç tarafı yemeğin sonunda bir bardak içinde masaya bırakılan pastel boyalardı. Onlarla na'pacağımızı anlamak için önce etrafa bakındık. Sonra masa örtüsü yerine kullanılan ve masayı boyadan boya kaplayan kağıt menü üzerinde yaratıcı çiziktirmeler yapmamız için bırakıldığını anladık.

Malum kampüs bölümünde yaratıcı insanları barındırıyor, yemek sırasında gelen ilhamların kaçmaması için düşünülmüş zarif bir sunum.
Başarılı çizimlerden bazıları da zaten mekanın duvarlarını süslüyor.
Sakin ve keyifli bir yemek için önerebileceğim bir mekan, ama sıklıkla partilere ev sahipliği yaptığı için gitmeden önce aramanızı öneririm. ama benim gibi Otto olmazsa Tamirane, Tamirane olmazsa Otto'da diyebilirsiniz.

Perşembe, Aralık 03, 2009
Şans Kurabiyeleri :)
Sofra dergisinin bu ayki sayısında Şans Kurabiyelerini görebilirsiniz. Köşenin yazarı bir blogger
www.misscilek.blogspot.com


Kalıpları Eminönü'nden bulabilirmişiz. Haftasonu bi aksilik olmazsa bu kalıplara sahip olmalıyım.
www.misscilek.blogspot.com


Kalıpları Eminönü'nden bulabilirmişiz. Haftasonu bi aksilik olmazsa bu kalıplara sahip olmalıyım.
Pazartesi, Kasım 30, 2009
Tema Görselimiz
Sevgili kardeşimin yardımlarıyla blog tema resmimi oluşturduk. Aralık ayı boyunca göreceğiniz temamızın ana fikri yeni yıldan beklediklerimiz.
Aşk, para, mutluluk, sağlık, eğlence veee huzur
by Yavuz
Aşk, para, mutluluk, sağlık, eğlence veee huzur
by Yavuz
İsmimizle benzeş bazen ruhlarımızın birbirimize değdiği 4 yapraklı yoncasına sıkı sıkı sarılan bir ruhdaşım var.
Yonca Tokbaş.
Arkadaşlarımın onun yazılarını benim sanmasıyla tanıdım onu. Bazen yazdıklarıyla yazdıklarım taşıdığı ruhlara o kadar paralel düşüyor ki ben bile şaşıyorum.
Bugün "güneş tozu" yazmış. Aynı durumda nerdeyse aynı cümlelerle yazardık, ancak bu kadar olur. Bu yüzden onun hissettiklerini öyle bir yaşadım ki :))
teşekkürler adaşım
Yonca Tokbaş'tan Sabah Güneşi
Ben kendimi hapsolmuş kısılmış, kıstırılmış hissediyorum. Duygularım bile bana ihanet ediyor. Bir şeye takıldı mı tutumunun yanlış olduğunu bile bile tutturdu mu tutturuyor. Ne dersen de, ne yaparsan yap. Başkası adına hükümler veriyor, verdiği hükümlerle müebbet yada idama karar veriyor. Neyse ki hükümleri uygulamakta acele etmiyor.
Ama huysuz, huzursuz, gergin, ağlamaklı, hırçın.
Yonca Tokbaş.
Arkadaşlarımın onun yazılarını benim sanmasıyla tanıdım onu. Bazen yazdıklarıyla yazdıklarım taşıdığı ruhlara o kadar paralel düşüyor ki ben bile şaşıyorum.
Bugün "güneş tozu" yazmış. Aynı durumda nerdeyse aynı cümlelerle yazardık, ancak bu kadar olur. Bu yüzden onun hissettiklerini öyle bir yaşadım ki :))
teşekkürler adaşım
Yonca Tokbaş'tan Sabah Güneşi
Ben kendimi hapsolmuş kısılmış, kıstırılmış hissediyorum. Duygularım bile bana ihanet ediyor. Bir şeye takıldı mı tutumunun yanlış olduğunu bile bile tutturdu mu tutturuyor. Ne dersen de, ne yaparsan yap. Başkası adına hükümler veriyor, verdiği hükümlerle müebbet yada idama karar veriyor. Neyse ki hükümleri uygulamakta acele etmiyor.
Ama huysuz, huzursuz, gergin, ağlamaklı, hırçın.
Cuma, Kasım 27, 2009
Bayram Kurabiyesi
Hamaratım bugün. Geçen hafta bi arkadaşımda yediğim ve görsel olarak da yaratıcılığa açık bir çalışma olduğu için denemekte sabırsızlanıyordum.
3 yumurta sarısı;
5 kaşık pudra şekeri,
3 kaşık kakao,
250 gr tereyağ;
1/2 paket kabartma tozu ve alabildiği kadar un.

Kurabiyeler soğuyunca eritilmiş çikolatayla dilediğiniz gibi oynayabilirsiniz üzerinde. Ben Ülker'in %70 kakaolu ve portakal aromalı bitter çikolatasını kullandım.
Mükemmel.
Aslında beyaz çikolatayla da bir şeyler yapmak istiyordum ama onun kıvamı daha koyu olduğu için rahat çalışamadım. Biraz uzman önerisi almak lazım. Belki beyaz çikolatayı bir şeyle inceltebilirsem hayallerimi gerçeğe dönüştürebilirim.
İyi bayramlar
3 yumurta sarısı;
5 kaşık pudra şekeri,
3 kaşık kakao,
250 gr tereyağ;
1/2 paket kabartma tozu ve alabildiği kadar un.
Kurabiyeler soğuyunca eritilmiş çikolatayla dilediğiniz gibi oynayabilirsiniz üzerinde. Ben Ülker'in %70 kakaolu ve portakal aromalı bitter çikolatasını kullandım.
Mükemmel.
Aslında beyaz çikolatayla da bir şeyler yapmak istiyordum ama onun kıvamı daha koyu olduğu için rahat çalışamadım. Biraz uzman önerisi almak lazım. Belki beyaz çikolatayı bir şeyle inceltebilirsem hayallerimi gerçeğe dönüştürebilirim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
